DEMİRALİ AMCA (DEMO), I. ISABEL, II.FERDINAND,


Türkiye’nin en büyük açık hava pazarlarından biri olan ve her salı kurulan Tire Pazarı, özellikle son yıllarda Tire dışından da birçok kişinin ilgisini çekiyor. Ortapark’tan Cumhuriyet İlköğretim Okulu’nun üst taraflarına kadar uzanan pazarda sebze-meyve, süt ürünleri, kıyafet, çerez gibi farklı ürünler satılıyor.

Her hafta ayak bastığım bu pazarda, çocukluğumdan beri aklıma kazınmış iki kişi var. Birincisi; tek elinde tuttuğu, içlerinde sülük olan iki rakı şişesini birbirine vura vura “Karakolda Ayna Var” adlı türküyü söyleyip pazarda gezerek sülük satan bir amca. Senelerdir ortalıkta gözükmediğine göre çoktan bu dünyadan yol almış olmalı…

İkincisi de başlıkta geçen DemirAli Amca. Kendimi bildim bileli hep aynı noktada sübye satar. Sübye deyince aklınıza bir deniz ürünü gelmiş olabilir ama ondan bahsetmiyorum. Sübye konusuna birazdan gireceğim.

Başlığa dönelim… 92 yaşındaki DemirAli Amca’yla, 1451-1504 yılları arasında yaşamış I. Isabel ve 1452-1516 yılları arasında yaşamış II. Ferdinand’ın ne ilişkisi olabilir?

Tire gerçekten de çok değişik bağlantıların kurulabildiği bir yer…

31 Mart 1492’de Kastilya ve Leon Kraliçesi olan I. Isabel ile Aragon Kralı olan II. Ferdinand, Elhamra Sarayı’nda İspanya’da yaşayan Yahudilerin kovulmasını tebliğ eden bir kararnameye imza atmışlardır. Bu kararnameye göre; İspanya’dan ayrılmayan Yahudi’ler ve onları saklayanlar idam edilecek, gidenler yanlarında hiçbir şekilde altın ya da ziynet eşyası götüremeyeceklerdir.

Bu durumun sonucunda İspanyol Yâhudileri, Kuzey Afrika, Portekiz, Hollanda, İngiltere ve Osmanlı topraklarına dağılmışlar. Ancak aynı kararnamenin 1497 yılında Portekiz’de de uygulanmasıyla Portekiz’e göçenler tekrar göç etmek durumunda kalmışlar.

İşte bu yıllarda Tire’ye de göç eden bu Yahudiler şu an Tire Arkeoloji ve Etnoğrafya Müzesi’nin bulunduğu Alaybey Meydanı’nın üst taraflarına yerleşmişler.

Yanlarında mal-mülk, altın-ziynet ya da çok bir eşya getirememiş olsalar da, kültürlerini buraya getirmelerini kimse engelleyememiş. Örneğin Karambol… Yer Bilardosu’na benzetebileceğimiz bu oyun şu an çok kişi tarafından oynanmasa da, Aydınoğlu Süleyman Şah Türbesi’nin hemen çaprazında halen bir karambol sahası bulunmaktadır.




Ya da konumuz olan sübye…

Yahudiler için kutsal bir gün olan Yom Kippur’da, oruçlarını açtıkları kavun çekirdeğinden yapılan bir şerbet olan sübye, Tire’ye işte bu zamanlarda gelmiş.

Senelerdir her salı aynı noktada sübye satan DemirAli Amca, sübyeyi, gençlik yıllarında, artık Tire’yi tamamen terk etmiş olan Tireli Yahudilerden öğrenmiş.

İnsanların kimliklerinden dolayı belirli bir yerde yaşayamamaları gerçekten çok acı, ancak Portekiz’i bırakıp Tire’ye gelen bu kişilerin, böylesine güzel bir içeceği bizlere hatıra olarak bırakması gerçekten yüzümüzde tatlı bir gülümseme bırakıyor.

Şu an Tire’de sübye yapan pek kimse yok. Ancak DemirAli Amca’nın tezgahında, ya da birkaç belli başlı noktada bu harika şerbeti tadabilirsiniz.

GastroTire’ye gelirseniz, hem yapmayı hem de tadını öğrenebilirsiniz o ayrı tabii…

Yorum bırak